|
||||
BİR DERGİDEN…BİR DERYA’YA…
Semra Meral [ “Öğretmensiz birer okul, ustasız birer atölye’dir bizim dergiler, dergilerimiz…
bir düşünür’ce tasavvur edilmiş, Ve de, ne dergilerimizin edebiyatımızdaki ehemmiyetlerini anlatmakla bitirebilir; Şeb-i Arus’taki hikmet’e vakıf olalım inş’Allah, biz de!.. ………………………………………..
{ ÇAĞRI’DAKİ SIR, SEMÂDAKİ NUR (*)
Uzaklardan çok uzaklardan gelir ses, ama sanki yanıbaşındadır; Dereleri, gölleri, nehirleri, denizleri; bağları, bahçeleri, ovaları, bayırları aşıp gelmiştir de, Çölü, yeşile; kini, sevgiye; dikeni, güle çevirmeye bir akit; ‘Şer değil hayır, eğri değil doğru, çirkin değil güzel’ demek için bir avdet’tir “gel ” Mini mini, masum bebeklerin feryatlarını dünyanın öbür ucundan duymak için değil de; Kırmayıp, tamir eden; bozmayıp yapan; üzmeyip seven, ayırmayıp birleştiren, Gence, ihtiyara; kadına, erkeğe; beyaza, zenciye; sünniye, aleviye; yahudiye, mecûsiye ………………………………………………………. Ya Konya, Ya Konya Ne durumdadır ?… Mevlâna’sını bağrına basan Konya 17 Aralık`ta, kendisini deyip gelenleri de Konya artık, Mevlâna`sının ” Ne olursan ol, gel!.. ” çağrısına kulak verenlerin mekânı; Umutsuzluk kapılarını açar olmuştur artık bütün anahtarlar, Oluklar artık burada çift değil, tek akar olmuş; kir değil, nur saçar olmuştur bütün çeşmeler… Öyleyse an, işte bu ‘an!’ Çişil çişil yağan mağfiret yağmurlarıyla toprak mis gibi, hava kırılıp yumaşamış; Konya tılsımlı bir şehirdir artık… İşte şimdi Konya sırlarla süslü, gizemli ve çok güzel, erdemli ve çok özel bir şehirdir artık… Olanca samimiyet ve içtenlikle dil ikrarda, kalp tasdikte Allah`a gitme vaktidir artık… Allah`tan gelinmiş ve yine Allah’a gidilecek, “rücû” edilerek, aslına dönülecektir artık… ………………………………………………………. Seninle hem ayaklar yerde, toprak’ta; hem gözler gökte, gönül Hakk’tadır değil mi Semâ?.. “Sağ el, Hakk’a doğru açık; isteyen, yalvaran, yakaran; ………….. Bu ağır ağır dönüş Ve bir /den bir /e perde perde yükseliş; Bu dönüş, mânâ ikliminde yoğrulan mayanın aşk iksiriyle kabarması, coşması; Bu dönüş, tutaşan gönüllere ilaç; dizlere derman’dır. Bu dönüş, yokluk`tan; varlık`a dönmedir. 17 Aralıklarda, şafaklarla birlikte semâya bakanlar sürü sürü kuşun, süzüle süzüle uçtuğunu görürler. “Çağrı`daki Sır” çözülmüş; “Semâdan ‘çişil çişil’ Nur” yağmadadır…} Not: Bu makale, Poetik Haber.Net’ten alınmıştır.20.12.2015 |
||||
|
Kategori: Makaleler
YİNE DE “YEDİ GÜZEL ADAM” YİNE DE!..
Bir Anneler Günü Sonrası’nda-
Semra Meral
Her anneler günü sonrası ; öncesinde yaşadığım duygusallığım ve o gün yaşadığım heyecanımla, çarpışır bulurum ıstırabımı…
Annesi hayatta olmak, O’na bu vesile ile değil de; bu vesile ile de memnun etmeye çalışarak duasını almaya çalışmak fırsatların en güzeli…
MUHTEŞEM YÜZYIL” Gözyaşlarına Boğdu!…
MUHTEŞEM YÜZYIL” Gözyaşlarına Boğdu!…
Semra MERAL
[“Muhteşem Yüzyıl” dizisinin eğrisiyle, doğrusuyla ; sevabıyla, günahıyla; seveniyle, sevmeyeniyle reyting rekorları kırdığı -hatta parça parça ettiği- İbrahim Paşa’nın öldürülüşü ile ilgili son iki bölümünden, o kadar çok etkilendim, beni o kadar çok çekim alanına sürükledi ki; daha önce seyrettiğim , beğendiğim ve bir de yazı yazdığım ‘Hünkâr İle Mimar’ adlı ‘o görkemli tiyatro eseri’
ni hatırlamamam mümkün olmadı…” diye başlamıştım bir yazıma…] (*1)
Muhteşem Yüzyıl’la Gelen “HÜNKÂR ile MİMAR”
YAĞMUR’a Kavuşsa Gözyaşım
Üstad Necip Fazıl’a Dair
Emekli Edebiyat Öğretmeni, Yazar Semra Meral, Üstad Necip Fazıl Kısakürek hakkında yazdı…
KALDIRIMLAR’daki Çaresiz AHMET’ten…
‘SAKARYA’da “Çare Sizsiniz!” Diyen ÜSTAD’a…
Semra Meral
O , birinci adı ile bir AHMET ;
-bir zamanların Maraş Müftüsü olan- dip dedesinden aldığı ikinci adıyla, bir ‘NECİP’ti!