Değirmen Misali Döner Başım

Semra Meral

18

     Hayatımızın akışı, sağlığımızın iniş – çıkışlarından şöyle i
“huh” deyip başımı kaldırıp platforma baktığımda; yaprakların sararıp
dökülmeye başladığı şu günlerde, ben hala DİNÇERLER PARKINDA ağustos
sıcağında, dondurmada, püfür püfür rüzgarda kalmışım…Üşüdüm
ürperdim…Titreyip kendime döndüm!
Gündem değişmiş neler yazılmamış neler söylenmemiş ki.
Ama ortak paydamız hep Zile, Zilemiz!
Niye yazamadık, yazmadık, unuttuk mu ? HAYIR ! İhmal mi ettik ?
HAYIR HAYIR !
Neden Yusuf Beyin rahatsızlığı…Sebep: Yusuf Beyde epeydir
varolan belağrılarının son nokataya gelip iki bel fıtığının birden
patlaması…Yusuf Beyin yürüyemez hale gelmesi…Kayseri’deki
doktorların “hemen acilen ameliyat” , “yoksa felç olursun” deyip bizi
telaşlandırmaları…Bir gün okuluna gidebildi…Ramazan boyunca
evdeydi.
Bayram sonu hocasının da tavsiyesiyle kızım babasını Ankara’ya
kendi hastanesine götürdü.
Şu an kızımın ihtisas yaptığı Ankara Fizik Tedavi –
Rehabilitasyon Araştırma ve Eğitim Hastanesinde tedavi
görüyor…Sağlığı her geçen gün çok şükür iyiye gidiyor…
Bu vesileyle kızımın hocaları başta doc. dr. Füsun KÖSEOĞLU ve
doc. dr. Meltem ARAS olamak üzere bütün doktor arkadaşlarına ve
değerli fizyoterapistlere, hemşirelere ve personellere şükranlarımızı
arz ederiz…
İkinci neden oğlumu bu sene fen lisesine yatılı verişim. Ben
tekniğe ayak uydurmakta zorluk çekiyorum. O gelecek de gönlü olacakta
yazacak, yoksa dedik ya Zile için söylenecek her söz, içimizdeki
köz…
Değerli Mustafa nın ( öğretim görevlisi Mustafa DÖNGELOĞLU )
yazısında ismimizi telafuz etmesi bizzat atıfta bulunması yazmamı
çabuklaştırdı…
Yusuf Bey Hoca sı Ankara da olduğu için değirmenlerle ilgili işin
teknik yönünü ben ona bırakıyorum. İnşallah sağlıkla dönecek ve
yazacaktır.
Ben şunları söylemek istiyorum…Değerli öğrencim Mustafa
Hatırlıyor musun ? ” Sen tiyatro yapamazsın, rol yapamazsın ”
deyip seni tiyatro çalışmasına almamışım,bunu bana:
Zile Meslek Yüksek Okulunda Türk Dili derslerine girdiğimde
söylemiştim ” Bak hocam ben yüksek okulda hoca oldum ” demeye
çalışırken sitem vardı sesinde.
Evet değerli oğlum ” Sen rol yapamazsın ” derken ne kadar
haklıymışım yine rol yapmıyor; tabi doğal olarak sitem ediyordum.
Ben sana üniversitede hoca olamazsın dememiş, rol yapamazsın
demişim.
Bak ne güzel araştırıyor projeler üretiyorsun. Öğrencilerimizin
projelerine artık ayak uydurmakta zorlanıyoruz. “DEĞİRMEN MİSALİ
DÖNÜYOR BAŞIMIZ”
Hakan ÇAVDAR yiğenimiz rahmetli kayınvalidem Fadime Hanım ÇAVDAR
lardan.
Nur içinde yatsın kızımın birinci isminin sahibi inşallah sevgili
oğluna duaları yetişti. Bi Zile nin Fadime Hanımı, SEVECEN bir o kadar
vefalı cefakar, hep hayırla yad ediyorum. Mekanı cennet olsun.
Hakan ÇAVDAR la inşallah elele verir, marangoz ustası Mehmet
ÇAVDAR ların Ömer ÇAVDAR ların Süleyman ÇAVDAR ların ruhunu şad
edersiniz. Değirmenler döndükçe Döngeloğulları Çavdaroğulları yaşar.
İşiniz ras gelsin
Ferda, Esra SEREZLİ ile Feza ve Aslı SEREZLİ de öğrencilerimdi.
Tesadüf o ya dördünü de okuttum hepsi birbirinden tatlıydı.
Bu vesileyle Erciyesin eteklerinden, yetiştirdiğim yüzlerce
binlerce evladıma Zile Kalesinden uçurduğum kuşların kanadıyla
selamlar sevgiler gönderiyorum.Zilemin Zilelimin Geçmiş bayramı kutlu
olsun. 2007
ZİLE İÇİN ATILACAK HER ADIM, VERİLECEK SELAMIMDIR…
Semra MERAL
KAYSERİ LİSESİ Türk
Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

Continue Reading

DİVAN-I ŞEMS- ŞEMSİ DİVÂNI

Yusuf Meral

DİVAN-I ŞEMS- ŞEMSİ     DİVÂNI

                                          

          (Dîvân-ı Ârifâne,  Dîvân-ı İlâhiyât,   Dîvân-ı İlâhiyât ve  Gazeliyât , Divançe)

Tasavvufi ve dini düşüncelerini anlatmak, duyurmak, hissettirmek, yaymak ve halkı irşâd etmek amacıyla  Hazreti Şemseddin Ahmed, şiirler de yazmıştır.

Continue Reading

MENÂKIB-I ÇEHÂR-I YÂR-I GÜZÎN ( Dört Seçkin Dosttan Menkıbeler )

Yusuf Meral

 

(Menâkıbü’l-Hulefâ     veya    Rıyâzu’l- Hulefâi’r- Râşidîn)

( Bu eser;  Şems-î Sivâsî Hazretlerinin önemli eserlerinden birisidir.)

 

Hülâfâ-i Raşid’in  ( Yani ilk dört hâlife, Cumhur  hâlife  dönemi, dört büyük hâlife- seçkin  dost-) dönemi menkıbelerini; hâdis ve âyetler ışığı altında, tarihi gerçeklere dayanarak işlemiştir.

Continue Reading

Şems-î Sivâsî adlı kitabın Önsöz’ü

                                          Yusuf Meral

 

Şehirler, ziyaretçilerini medeniyetleriyle karşılar;  kültürleriyle uğurlar.

Şehirler; evleri, villaları, apartmanları, parkları, bahçeleri ; işyerleri, marketleri, göz kamaştıran  albenili  vitrinleri , asfalt yolları, ışıltılı kavşakları ile karşılar ziyaretçilerini  ama  hanları, hamamları, kervansarayları ile görkemlidir; kaleleri,surları ile  ihtişamlıdır  medreseleri ile itibarlı , kümbetleri ile gizemlidir.

Hayatımızı kolaylaştıran, yaşamımızı rahatlaştıran,daha yaşanır kılan medeniyettir, tekniktir, ama asıl bize  biçim veren, özümüze öz katan, biz’i ‘biz’ yapıp, başkalarından ayıran  kültürümüzdür! Önde olan görünüştür, özde kalan kültürdür. Hoş gelir ışıltı göze, sevilir pırıltı ‘ ama ‘tarih’  aranır ; parıltı beklenir ama ‘geçmiş’özlenir;   gözde  kalan  şekil ama hafızaya  kaydedilen, özdür,  mânâdır.

Şehirleri  şeklen imar eden ve güzelleştirenler ;işçiler, teknisyenler,teknikerler, uzmanlar,mimarlar, mühendisler şüphesiz..Ama şehirleri bir de mânen inşa edenler,şehirleri mânen güzelleştirenler, şehre ruh  verenler vardır; şehirlerin bir de  mânâ  erleri,mânâ  pirleri, mânâ hattatları  vardır…

Veliler, erenler, evliyalar;  şehitler,yiğitler, gaziler; şairler, ozanlar, yazarlar; ressamlar, nakkaşlar, hattatlar  velhasıl bütün sanatçı ve sanatkârlar o şehrin fikir pîrleri, düşünce mühendisleri, manevi mimarlarıdır…

Manevi mimarlarımızla toprak değil , gönüller fethetmişizdir ; kılıcın yapamadığını, kalem ‘fikirle’ yapmış ; ilimle, irfanla  aşılmıştır çoğu zorluklar..Buhranlarda HAK  âşıklarına  koşulmuş;  bunalımlarda âkil adamların varlığı rahatlatmış; fikirleri, tembihleri, nasihatları rahmet gibi gelmiş,  gönüllere su serpmiştir…

Türk-İslâm-Tasavvuf  tarihimizin  mânâ mimarlarından, gönül  fâtihlerinden  biri de, türbesi Sivas’ta  olduğu  için  daha çok  Şems- i Sivâsi olarak  bildiğimiz, Zile doğumlu Şemseddin Ahmet’tir…Biz bundan sonrasını  ‘devrini irşaden erenimizin, fikir ve eserlerini  derenlerimizle kitabın muhtevasına bırakıyoruz…

Nereli olursa olsun, ülkemizi, milletimizi  fikirleriyle  aydınlatan ; bunalan gönüllere ferahlık; sıkılan ruhlara huzur dağıtan, Yunus’tan Hacı  Bektaşı Veli’ye; Mevlana’dan Hacı Bayram Veli’ye, Yesevi’ye kadar bütün  ‘güneşler’  bizim!

Şemslerimiz’i, ‘Tarihi ve  kültür değerlerimiz’i nerde  olursa olsun, hangi mekânda bulunursa bulunsun; yazmaya, anlatmaya ,yâdetmeye çalışan ‘bütün kalemler’ bizim! 

Sayın Meraller,“Kayserili ve Kayseri’de Yaşayan Şair Ozan ve Yazarlar” kitabı  gibi, isâbetli  bir projeyi  bizlere sunduklarında ; son şeklinin verilmeye çalışıldığı sırada haberdâr olduğum  bu mânâ yüklü  eserde, ‘Önsöz gibi bir katkı’da bulunmanın mânevi huzurunu  yaşarken; ‘ilmi, tasavvufî bir konuda söz söylemenin mânevi sorumluluğu da  kendini hissettirdi.   

Daha önce memleketlerindeyken, memleketlerine “Her Yönüyle Zile” ve “Zile’de Camiler, Türbeler, Veliler ve Efsaneler” isimli kitaplarıyla, Tokat’ımızın tarihi  dokulu, mânevi iklimli ‘Zile’ ilçesine hizmet veren araştırmacılarımız, bu sefer Kayseride’yken, yine  ilçelerinin bir ulu değerini, bir nurlu evliyasını, Seyyid  Burhaneddin diyarından Erciyes’imizden yâdetmeye  çalışmış, çabalamış, gayret göstermişler…

Ne mutlu  bu kutlu çabaya , ne mutlu Semra Meral – Yusuf  Meral  Hocalarıma… Elinize,gönlünüze sağlık. Nice eserlerde buluşmak temennisi ve İlâhi takdirin yanınızda olduğu inancımla, tebrik ediyorum.                                                                          

Mustafa YALÇIN                                               

01.Ocak 2010

                               Kayseri Büyükşehir Belediyesi

Genel  Sekreteri

Continue Reading

ZİLELİLİK RUHU VE ŞUURU

Yusuf Meral

4.000 yıllık tarih içinden süzüle, süzüle;  imbikten geçmiş damlalar gibi birikmiş bir kültür ve bu kültür içinde yoğrulmuş,Zile gibi bir şehirde hayat sürmek…  Böyle bir geçmişten gelip; böyle bir kültürde yaşamak; başka yerlerde, başka şehirlerde yaşamaktan faklı bir yaşayış olsa gerektir?               

Continue Reading

ZİLELİ

yusuf Meral

“Zile’de her şeyi bulursunuz, sadece tembellik hariç” diyor. Bundan yıllar önce kaleme aldığı bir yazısında ünlü yazarımız rahmetli Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU.

Continue Reading

ŞEYH HAFIZ HACI MUSTAFA KUDDUSİ

Yusuf Meral

     Hüvelbâki Mürşid-i  kâmil  Şems-i Âziz halifelerinden, ‘Müftüzâde Dergâhı  Halveti Tarikatı  şeyhlerindendir.

Hicri  1235( 1820)’te  Zile’de doğmuş; tahsilini  ikmâl ettikten sonra  dergâhta  çok önemli hizmetlerde bulunmuştur.Hicri  1302(1885)’de

Zile’de  vefat  etmiştir.

Continue Reading