‘Bir 8 Mart’a Bakış..

18

Semra MERAL

TİMSAL KARABEKİR Kayseri’deydi!..

‘Bir 8 Mart’a Bakış…

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile “ Kazım Karabekir Paşa” gibi kahraman bir Türk komutanının kızları ‘Timsal Karabekir Hanımefendi’yi, “konuşmacı” olarak davet edip ağırlamıştı 2010’de…

[‘Kayseri’nin Kendi Alanlarında İlk Olma Özelliği Taşıyan Kadınları’ gibi mânidâr bir etkinlik çerçevesinde düzenlenen bir konferansla, ‘bir kadirşinaslık timsali’ sergilendi…] diye başlamış olduğumuz Kayseri Meydan Gazetesi’ndeki o günkü yazımızı aşağıya aynen –ufak tefek bazı güncellemelerle– alıyoruz…

Zira, değişen sadece zaman!..

Değişmeyen: ‘Kadının bir günle sınırlandırılmayacak kadar bir değer taşıyan ve bir güne sığdırılmayacak kadar bir cevher barındıran olması’nın unutulmaması gerektiğidir an be an!..

Zira kadının yüreğindekilerin, omuzlarında görünenden ‘yükte hafif, pahada ağır gelir’ olmasıdır her zaman!..

Öyle ise; mes’ut ve bahtiyar olmayı hak etmektedir her an!..

Zira; Yüce Rabbimizin, Cennet’i ayaklarının altına serdiğini Sevgili Resulü (s.a.v) ile müjdelemiş olduğu bir ana, bir annedir de ondan!.. Zira kadın; eştir, sırdaştır, arkadaştır, yoldaştır da ondan!.. Zira kadın; evlattır, kız evlattır…en güzelinden, en hayırlısından da ondan! Zira kadın; bacıdır, sancıları bilir, acıları dindirir de ondan!..

Peki bu pâyelerle zaten kendiliğinden taçlanmış olan analarımız, bacılarımız, eşlerimiz, sırdaşlarımız birer çiçek değil midir?.. Peki çiçekler narin ve nazik olup çabucak kırılıp, çabucak solmaz mı?.. Peki bu çiçekleri bırakın soldurmayı, hoyratça koparmaya çalışan eller kırılmalı desek olmaz mı?!.

“Menekşeleri; bir yongasının bile kıracağını nerden bilsin hızara alışkın odun!” mu diyorsunuz Mirim?.. Peki öyle ise Mirim, biz yine çiçeklere, Laleler’e, Menekşeler’e, Goncalar’a ve Güller’e dönelim isterseniiz…

Zira bütün günler, ‘güller’le daha güzel!..

Evet efendim… yukarıda beyan ettiğimiz gibi 8 Mart 2010 günlü yazımızdaki güller için şöyle demişiz:

[Onlar; Ankaralardan, İstanbullardan teşrif ederek ‘8 Mart’ güzelliğine renk katan güzide kadınlarımızdı…

Onlar, “ 8 Mart” özelliğine ahenk katan gözde kadınlarımızdı!…

Onlar, kendilerine özgü özellikleriyle gizemli; ortak özellikleriyle ‘erdemli’ kadınlarımızdı.

Onlar; bir kız evlât, bir anne, bir eş… Onlar; bir bacı, bir abla, bir hala… Onlar; bir gelin, bir yenge, bir teyze Onlar bir babaanne, bir anneanne -veya adayı- idi de; ondan pek kıymetli idiler

her biri ayrı ayrı…

Onlar işiyle de eş, mesleğiyle de arkadaş; Onlar alın terine eş, göz nuruna kardeşti.. Onlar kadınlar, bizim kadınlarımızdı!..

Onlar; ‘elleri nasırlı ama bağırları duyarlı kadınlarımız’ kadar ‘bağırları duyarlı’ kadınlarımızdı …

Onlar; ‘yüzleri kırışık ama yürekleri pâk analarımız’ın yürekleri kadar ‘yürekleri pâk’ analarımızdı…

Onlar; yazmasının altında saçları dolaşık ama avuçları Allah’a açık bacılarımızın avuçları kadar ‘avuçları Allah’a açık’ bacılarımızdı!..

Onlar; kulvarlarında belki bir soğuk bir kilometre taşı, ama yuvalarında sıcak bir yemek aşı! Onlar; kâh, başı dik bir Erciyes Dağı; kâh, olgun bir başak gibi bir nezaket çiçeği…

Onlar; bir ‘Timsal’ bir simge; bir ‘Sevgi’ bir aşk… Onlar; bir ‘Demet’, bir buket, bir çiçekti de hem cinsleri “kadınları” temsil ederek çiçek ve plâketi hak etti.

“Ya istiklal , ya ölüm!”parolasını emre dönüştürerek milletinin önüne düşen Gazi Mustafa Kemal’e: -Emrinizdeyim paşam!.. itaati ve dirayeti ile şanlı milli mücadelemizin altın varaklarında yerini alan Doğu Cephesi Komutanı Kazım Karabekir gibi bir Paşa’nın kızı olmak, elbet bir “Timsal” olmayı gerektirecekti!..

Öyle bir babanın kızı için ‘Timsal’ olmak; ‘bir düstur,bir şiar uğruna yaşamak’tı!..

Plaket ve çiçeği, Kayseri Valisi Sayın Mevlüt Bilici tarafından sunulan Timsal Karabekir: kadının Allah tarafından yaratılan çok yüce bir varlık olduğunu, Peygamberimiz

zamanında da kadının erkeği ile savaşa gittiğini; İstiklal Savaşında ise hiç gerilerde kalmadan bir güç sembolü olarak, hep erkeğin yanında olarak vatanın kurtarılmasında çok büyük katkı sağladığından söz ederek , kadınımızın ehemmiyetinin ve değerinin altını

çizerek ; olağanüstü zamanlardaki,olağanüstü güç ve varlığına binaen günün önemine dikkat çekecek elbet kendisinden beklenenleri , kendisine yakışanı söyleyecekti…

Törende: İlk Kadın Milletvekili Ferruha Güpgüpoğlu adına Asuman Güpgüpoğlu, İlk Kadın Belediye Meclis Üyesi ve İlk Kadın Belediye Başkan Vekili Sevgi Esen, İlk İl Genel Meclis Üyesi İsmihan Gülser Üçok, Erciyes Üniversitesi İlk Kadın Dekan ve Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ulviye Özer, En Uzun Süre Görev Yapan İlk Kadın Gazeteci Demet Öztürk , İlk Kadın Dağcılar İlmiye Berkman ve Neziha Tarakçıoğlu, İlk Kadın Tekwando Şampiyonu Arzu (Tan) Sayan, İlk Kadın Fotoğrafçı Akkadın Sırçan, İlk Kadın Taksici Sevim Aydın’a ; Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Mehmet Özhaseki ve eşleri Neşe Özhaseki tarafından  plaket ve çiçek takdim edildi.

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir