Yard. Doç. Dr. Ahmet Vehbi ECER

ahmt vehbi ecer

Akademisyen, yazar, şair

08.08.1934 Bor doğumlu. Bor Ortaokulu, Niğde Lisesi (1955) Ankara Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi mezunu (1959). Askerliğini Borçka’da Lv. Atm. si olarak yaptı (1960-1961). Göreve Vakıflar genel Müdürlüğü’nde memur olarak başladı (1959-1962). Kayseri İmam-Hatip Lisesi Öğretmeni (1963-1965), Ankara Radyosu radyo ile Eğitim Merkezinde yazar öğretmen oldu. İmtihan ile Kayseri Yüksek İslam Enstitüsü Müdür yardımcısı ve İslam Mezhepleri Tarihi öğretmenliğine atandı (1966). Bu Enstitüde İslam Dini Esasları Bölüm Şefliği yaptı. Ankara Ü-İlâhiyat Fakültesi’nde doktora imtihanlarını vererek İlâhiyat Doktoru diploması aldı (1976). YÖK kanunu ile Erc. Ü. İlâhiyat Fakültesi Öğr. Görevlisi (1982), Yrd. Doçent (1984) anabilim ve bölüm başkanlıkları dekan yardımcılığı (7 yıl) görevlerinde bulundu. Bağdat Üniversitesi’nde (1970-1971) ve İngiltere Kent Üniversitesi’nde dil çalışmaları yaptı (1993). Bilimsel toplantılarda bildiriler, Kayseri tarihini ve kültürünü içeren konferanslar verdi, makaleler yazdı, radyo-tv programları yaptı.

Yayın hayatına 1950 yılında Niğde’nin Sesi gazetesi başyazarlığıyla başladı. İlmi makaleleri yanında yirminin üzerinde yayınlanmış eseri vardır.
Fen Dersleri Öğretmeni Nefiye Balcıoğlu ile evli olan (08.02.1964) Ecer’in iki kızı ve bir oğlu vardır. 08.08.1999 tarihinde emekli olan Ecer İLESAM ve Kayseri Türk Ocağı üyesidir. Hakkında iki lisans tezi yapılmıştır. Adına birçok ansiklopedi, yıllık ve salnamelerde rastlamak mümkündür. Eserlerinin bazılarının isimleri şöyledir:
1) İmanın Akıl ve İlimle Münasebeti, Ankara, 1963; (T.C. Diyanet İşleri Başkanlığı Yayını),

2) İslâm Tarihi Dersleri, (Metot Kaynak İlk Devir), Kayseri 2000; (Erciyes Ü. Rektörlük Yayınları),
3) İslâm Tarihi Dersleri-Dört Halife Dönemi, Kayseri, 2000; (Erciyes Ü. Rektörlük Yayını),
4) Tarihte ve Günümüzde İhvan ül-Muslimin Örgütü, Kayseri, 2000; (Erciyes Ü. Rektörlük Yayını),
5) Tarihte Vehhabî hareketi ve Etkileri, Ankara, 2001; (ASAM Yayını),
6)XIII. ve XIV. Yüzyıllarda Kayseri Kültür ve Tarihi, Kayseri, 2001; (Kayseri İlâhiyat Bilimleri Araştırma Vakfı Yayını),
7) Dinimiz İçin Dilimiz, Kayseri, 2001;
8) İslam Tarihinde Üç Olay, Kayseri, 2004;
9) Büyük Türk Alimi Maturidi, İstanbul, 2006; (Yesevi Yayıncılık Yayını),
10) Milli Kültürden Milli Birliğe, İstanbul, 2009; (Yesevi Yayıncılık Yayını),
11) Toplumsal Değişme, Tasvvuf, Tarikatlar ve Türkiye, Kayseri, 1999; (Profesör Ünver Güney ile birlikte, Rektörlük yayını),

12) Barilviyye Mezhebi, Kayseri, 2007;

YAZARIN ŞİİR VE MAKALESİNDEN ÖRNEKLER:

SEVGİ VE HOŞGÖRÜ KÜLTÜRÜMÜZ*
Tarihimizde hoşgörülü, sevecen kültürün oluşmasında ve günümüze kadar ulaşmasında töre ve düzene bağlı (kağan, sultan, han, bey… gibi) devlet adamlarımızın alp-ozanlar, tekke şairleri, Sünnî-alevî saz şairlerinin… oluşturduğu sözlü edebiyat kültürünün, destanlarımızın, ninnilerimizin, masallarımızın velhasıl şair ve ediblerimizin rolleri olmuştur (Bkz. İ. Görkem, “Dünden Bugüne Türk Sözel Edebiyatı”, Akpınar Dergisi, Nisan 2008, Sayı 14, 13-20). Atalarımız Kur’an ile karşılaştıkları zaman mistik yönünü Ahmed Yesevî (öl. 1166)’den, ibadetler yönünü Ebu Hanife (öl. 768)’den, inanç (akaid) yönünü de Mehmed Matüridî (öl. 944)’den öğrenmişlerdir. Ebu Hanife diğer fıkıh mezhep imamlarının hepsinden daha toleranslıdır. Mehmed Matüridî ise “Dinde yanlış yönelişler içerisinde bulunan ve küfre düşen insanlarla diyaloğu kesmemek; onlarla, güzel sözler söyleyerek ilişkiyi sürdürmek; hem semâvî kitapların, hem aklın öngördüğü bir davranma biçimidir. Böylece insanların İslâm’a yönelişleri artar, din birliği sağlanır” anlayışındadır (Hanifi Özcan, Matüridî’de Dinî Çoğulculuk, İst. 1995, 122). Ahmed Yesevî ve O’nun izleyicileri şairler sevgi ve aşkı insanı yücelten, olgunlaştıran, Tanrı’ya ve Tanrı’nın yarattıklarına yaklaştıran, insanı hayvanlıktan kurtararak insan yapan özelliğe sahip olduklarını anlattılar. Yesevî’ye göre Tanrı’yı tanımanın yolu aşktır ve “Aşk olmasa tanımak olmaz Mevlâm seni” diye anlatır.“Aşksızların hem canı yok, hem imanı yok” diyen Yesevî insan sevgisini, hoşgörüyü özetleyen şu iki mısraı dikkat çekicidir:
“Sünnet imiş kâfir de olsa incitme sen
Hüdâ bîzar’dır, katı yürekli gönül yıkandan”

YAZARIN ŞİİRLERİNDEN ÖRNEKLER

AKIL  ÖTESİ

Aklımın ermediği çok şey var
İnce, ipince,
Birdenbire korkunçlaşıp büyüyor
Zamanı gelince.

Kemiriyor beynimi
Sualler ve sualler
Büyüyüp devleşiyor,
Küçücük düşünceler.

Tepelere tırmanan tatlı yeşile
ve topraktaki
Akıl ermez inceliğe
Karışan gizli el ne?

Bir tohumun pürterişinden tutunda
Dünyadan ahrete kadar
Hayatın başı ve sonunda
Aklımın ermediği çok şey var.

AYRILIK

Çok erken ayrıldı aramızdan
Bir insan ki kendi mert gözü tok
Kan akar gönül yaramızdan
Bil, seni özledik Muzaffer Tok
29.12.2001

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir