Saim DELİGÖZ

416254_o_9133

1951 yılında Kayseri ili Pınarbaşı ilçesi Gültepe Köyünde doğdu.ilk okulu köyünde okudu.
1969-1970 Eğitim -Öğretim yılında Pazarören Mimarsinan İlköğretmen Okulu’ndan mezunoldu.
Öğretmenlik mesleği içinde uzun yıllar idareciliklerde bulundu.
1990 yılında Kayseri Melikgazi Halk Eğitimi Merkezine müdür yardımcısı olarak atandı. Bu görevinde uzun yıllar müdür baş yardımcılığı görevini yürüttü.
Öğrencilik yıllarında şiir yazmaya başladı.Şiirlerini Kayseri Ülker gazetesinde yayınladı.1975 yılında Türk halk oyunları üzerinde araştırmalara başladı.
1995-1996 yıllarında Kayseri Başak TV. de Folkrumuzun İçinden adlı bir belgesel  programımın yapımcılığını yaptı.Araştırmalarını dergi ve gazetelerde yayınladı.
Araştırmalarını Hasan Yüksel ve Rahmetli oğlu Bilgehan Deligöz’le berber KAYSERİ HALK OYONLARI ORTA OYUNLARI GİYİM KUŞAM adlı eserle ölümsüzleştirdiler. Aksiyon dergisinden Ülkü Akagündüz le Avşar Ağıtları üzerinde kısa bir çalışma yürüttü.
2007-2008yılı AVŞAR ELLERİ adlı bilimsel derginin Genel Yayın Yönetmenliğini yaptı.Türk kültürüne gönül veren Saim Deligöz Türk Folkloru üzerinde araştırmalarına devam etmektedir.Resim ve Güzel yazı yazmayı seven.Bağlama ve mandolin çalmayı çok sevmesi yanında avcılığını da ihmal etmemiştir.Uzman bir arıcı olan Saim Deligöz zaman zaman  arıcılık kursları da vererek Türk ekonomisine katkıda bulunmaktadır.
Evli ve 4 çocu babası olan Saim DELİGÖZ’ün1998 yılına “SAHRADA BİR GONCA AÇTI” adlı basılı bir  şiir kitabı bulunmaktadır.

Memleketim

Türküler söylenirdi benim memleketimde
Bir ninni gibi uğuldar kulaklarımda
Yanık ezgili içli
Şehitler üstüne
Hep yar üstüne
Hasretlik buram buram kokardı
Ama ayrılıklar olmazdı

Toy düğünler olurdu benim memleketimde
Davullu zurnalı sazlı sözlü kızlı erkekli gelinler halaybaşı çeker
Pehlivanlar güreş tutar aksakallılar sinsin oynar
Yağız delikanlılar cirit oynar AMA AMA dargılıklar olmazdı,
Memleketim

Türküler söylenirdi benim memleketimde
Bir ninni gibi uğuldar kulaklarımda
Yanık ezgili içli
Şehitler üstüne
Hep yar üstüne
Hasretlik buram buram kokardı
Ama ayrılıklar olmazdı

Toy düğünler olurdu benim memleketimde
Davullu zurnalı sazlı sözlü kızlı erkekli gelinler halaybaşı çeker
Pehlivanlar güreş tutar aksakallılar sinsin oynar
Yağız delikanlılar cirit oynar AMA AMA dargılıklar olmazdı,

 

Türkülerin Dili

Çocuğumun ıslığında dilinde
Vatanımın toorağında gülünde
Bağlamanın çağrışan her telinde
Ah şu türkülerin dili ben olsam

Mısraları vatan kokar yar kokar
Manaları gizli gizli yar kokar
Odalarda güzel sohbetler kokar
Ah şu türkülerin dili ben olsam

Kilimlere nakış nakış gül olur
Fatma kıza duvak olur tül olur
Yiğitlere ateş olur kül olur
Ah şu türkülerin dili ben olsam

Kimsinde aslı kereme yanar
Kimisinde mecnun leylaya kanar
Kimisinde zemzem olur her pınar
Ah şu türkülerin dili ben olsam

Bir bakarsınney içinde üflenir
Bağlamayla dertli dertli söylenir
Meclislerde bin neşeyle dinlenir
Ah şu türkülerin dili ben olsam

Bir bakarsın çin seddinde HAN olur
Bir bakarsınüç kıtaya şan olur
Çaresiz insana bin şifa olur
Ah şu türkülerin dili ben olsam

Gurbet sıla onda olur bambaşka
Özleyenler onunla gelir aşka
Genç ihtiyar onunsever her yaşta
Ah şu türkülerin dili ben olsam

Ahu Gözlüm

Yediğim ekmekte içtiğim suda
Bedduada değil gerçek duamda
Bensiz gideceğin o uzun yolda
Dualarım bile sensiz olmuyor

 

 

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir