Nurten İNCEOĞLU

st

1967 Kayseri doğumlu.
İlköğretimini Kayseri Salih Avgunpaşa İlköğretim Okulu’nda, liseyi de Kayseri Behice Yazgan Kız Lisesi’nde bitirdikten Sonra; 1990 yılında lisansını Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden almıştır.
1986yılında Kayseri Belediyesi’nde memur olarak göreve başladı. Halen Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nde çalışmaktadır.
Evli ve üç çocuk annesidir.
Şiirlerinde Nur Ulusoy mahlasını kullanmaktadır.

NİÇİN ŞİİR:

Şiiri,şiir ile mutlu olduğum, şiir ben olduğum, şiirde kendimi arayıp bulduğum,anlatmak istediklerimi en iyi şiirle anlatabildiğim, şiirsiz bir hayat tatsız tuzsuz olduğu için (okuyup) yazıyorum.Kimi gün isyanlarımı imge tülüne sarmalayarak, mutlu anılarımı unutmamak, kayda geçirmek, hayatta iz bırakmak, benim düşünüp bulduklarımı insanlarla paylaşmak, onlara da ışık olabilmek için…                    (Antoloji.Com’dan)

YAĞ  YAĞMUR
noktasız akasya kokusu yayan
temmuz akşamında nazenin
bir orman esintisi bıraktım
fısıltıyla kulağına

hissettin mi

sevdanın resmini deniz üzerine çizdik
yeterli olmadı ormanda dolaştık
ve akasya dallarına uzandık

kokladın mı

ezilmişliği yalnızlık sepetinde erittim
bir mum oldu hasret sana
yandı kuytularında

ısındın mı

yağmura gebe bulutlar raks ediyor
ağaçlar genç kız endamında
yağ artık yağmur
düşen damla tenimizde çiçekler açtırsın
yağ yağmur dinlendir temizle
yeniden huzur ver gönlümüze

ıslandın mı

Aşkın Çıkmazı

Mevlâya varmakta gönüllü yoldum
Gönlün bucağıydı aşkın çıkmazı
Gülleri soldurdum canı zor buldum
Ömrün tuzağıydı aşkın çıkmazı

Gelen gidiyordu rüyalar yoktu
İçi boş sözlere karınlar toktu
Doğrular içinde yalanlar çoktu
Ömrün tuzağıydı aşkın çıkmazı

Aşkın tarifini herkese sordum
Gelen her cevabı değişik gördüm
Süren karmaşayı bu işe yordum
Ömrün tuzağıydı aşkın çıkmazı

Hannasî hırstan geç ben yola geldim
Mevlâ’ya gözümün yaşıyla seldim
Sevip saydığımla aşımı böldüm
Ömrün tuzağıydı aşkın çıkmazı

MENEKŞE

Karanfil kibirli, yasta gül yorgun.
Gülen gözlerinde, hasret menekşe.
Kardelen yalnızsa, hasta gül vurgun.
Erciyes dumanlı, vahdet menekşe…
Rabbimin hikmeti bütün çiçekler
Kar yağar düşlere solar emekler
Hüznünü kovala yâr seni bekler
Dertli gönüllere hasret menekşe

Zamanı gelince gönül har oldu
Çiçekler içinde seven yâr oldu
Sırma denen uzun saçlar kar oldu
Haydi, gül hayata sabret menekşe

NE OLUR MASKELERİNİZİ ÇIKARMAYIN
Garip bir sızı var içinde,
Kuşkanadında uçuyor,
Sesini duyuramadıklarınla sohbet ediyorsun…
Ruhta, hayattan vazgeçiş mi saklı,
Elde mi hayata dönebilmek!!!
Bahar yağmurunun ıslattığı,
Tenha sokaklarda dolaşıyor hayal gücün,
İçe serinlik veren, bir dinginlik yükseliyor…

Hayalin tabelasında,
Bağlanmaya çalışıyorsun hayata,
Kayboluyorsun kendi derinliklerinde.

Bir dokunuş isteyen, isyanlarınla
Bir savaş veriyor egon.
Savaşı yine kaybediyorsun.
Üstelik pembe bir renk alacakken,
İstasyondan karşına, ölümün rengi çıkıyor…

Zaman seni seher vaktine sürüklüyor,
Mavi yalnızlıklarda yüzüyorsun
Renkler de yalancı çıkıyor
Karanlıkta hepsi aynı siyahlıkta,
Tonları ile ayırmaya çalışırken,
Bir gölge düşüyor…

Gölgenin boyutunu çöz!
Gölge, yerini maskelere bırakıyor
Asıl suretler çirkin mi çirkin
Bazen hak da veriyorsun maskelere!

Ne olur maskelerinizi çıkarmayın!
Zaten kenarlarından fışkırıyor,
Gerçek yüzleriniz…

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir