Bülent GÜNDOĞAN

 

Kayseri’de doğdu. İ.Ü. Eğitim Fakültesi Kimya öğretmenliğinden mezun oldu.
Sütun Yayınlarından “Kayıp Kelebekler Haritası”

Zambak Yayınlarından ” Aynadaki Ses” isimli hikaye kitapları yayınlandı.
Dergah, Yedi İklimAyvakti, Yağmur, Türk Edebiyatı, İlkadım, Aşkın e-hali, Edebistan başta olmak üzere Bülent Gündoğan, Yavuz Kul ve Fatih Kip müstearlarıyla birçok dergi, gazete ve e–dergilerde deneme, öykü ve şiirleri yayınlandı.
ART FM’de kültür, sanat ve edebiyat proğramı “Bülent Gündoğan’la Şiir Evini” hazırlayıp sunarak radyo proğramcılığı yapıyor.Ayrıca (2002 yılından beri yayınlanan) BERCESTE  dergisinin Genel Yayyın Yönetmenliğini yapmaktadır.
2007 Ulusal 2. Kapadokya Şairler Şöleninde ‘Güzel Düşler Ülkesi’ şiiriyle Birincilik
2008 Avrupa Haber Türk Şiir Yarışmasında ‘Ben Gurbette Anadolu’ şiiriyle Birincilik
2009 Gonca Dergisi Hikâye yarışmasında ‘Kayıp Kelebekler Haritası’yla Türkiye Birinciliği
2009 TİGER Hikâye yarışmasında ‘Sonsuz Bahar Muştusu’yla Türkiye Birinciliği
2008 Mahmut Tunaboylu öykü yarışmasında‘Yalınayak Söylenir Hicaz Şarkılar’
la Türkiye İkinciliği
2008 İLESAM’ın düzenlediği hikâye yarışmasında “Hüzün kovan”la Mansiyon

2008 Yağmur Dergisi hikâye yarışmasında ‘İstanbul Ölmek İçin de Güzel’le Mansiyon ödüllerini kazandı.

Bin Bahar Naatı

Resuli Zîşan’ı (sallallahü aleyhi ve sellem) anlatan kelimelerin,
o muhteşem Nur’un huzurunda kifayetsiz kaldığı şuuruyla…
Salât ve selâm O’nun ve Ehl-i Beyt’inin üzerine olsun.

Bahşeyle bir selâmı da bu viraneyi mamur et
İnci mercan istemem, kınama gönlümü imar et

Gözyaşımla sulasam baharı benden neşe umar
Aşk tahammül bırakmıyor Sultan’ım, gönül tarumar

Gözlerinizin şavkı düşen iklimlerde suhulet
Vermek güzel şanından Efendim, derdime derman et

Kaleminize mürekkep taşıyan kervanda yüküm
Tılsımlar ülkesinde secde secde salınmış köküm

Yakamoz gözlerin, denizde gemilere tercüman
Yokluğunla büyür hicranım, çözülürken âsuman

Bu demde bahar olur rahmet cemalinden filizler
Yandıkça yanmak ister pervane, ateş aşkı gizler

Aşk sazının mızrabı muhabbetin diler Efendim
Bir kıvılcımla Ravza’nda bin bahar inler Efendim

Ateşler filizlenirken dudağından bir nefesle
Çağırsan kuşların kanatlarından çıkan bir sesle

İbrahimî neşe duysam alevden öpücüklerle
Bir tutsan ellerimden Muhammedî gülücüklerle

Eshab-ı Kehf uykusuna dalsam nurun gölgesinde
Aşktan uyanmak ister miyim mahşerin öncesinde

Bir tek muradım, huzuru mahşerde neşene neşe
Yanmak bir şey değil, cem etsin Rabb’im bizi güneşe

Bir akşam Ravza’nda ellerinden âb-ı hayat içmek
Gözümde değil Sultan’ım, dert değil dünyadan geçmek

Aşkı bilmez mi tabip, müşkülüme ne çare versin
Aşka düştüm diye yerecekse beni Mecnun yersin

İklimler sararken sinemi, misâli kuş hicretim
Hangi mevsime kanat çırpsam ateştenmiş ücretim

Bu can müşteki derdinden, cânânı ateşe verdim
Bürhan-ı neyyirsin Efendim, aşkınla ateş derdim

Ahmed-i kelâmın kalemi ateştenmiş Efendim
Yangınım, bîçareyim, ateş küle tenmiş Efendim.

Nakşeylerken gülle gölgeni, amber kokunla yâd et
Eyvah! Yanmasın ervah, mahşerde gölgenle âbâd et.

Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

www.antoloji.com‘dan alınmıştır

 

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir