ZİLELİ

yusuf Meral

“Zile’de her şeyi bulursunuz, sadece tembellik hariç” diyor. Bundan yıllar önce kaleme aldığı bir yazısında ünlü yazarımız rahmetli Mustafa Necati SEPETÇİOĞLU.

Evet, ZİLELİ çalışkandır. Önüne getirilen her şeyi yapar. Yeter ki iş olsun. Reddetmesi hemen, hemen imkânsızdır. Elde ettiği geliri birikiminde kullanmaz. Yazı kültürüne göre tatilini yapar. Deyim gerekirse “AT GİBİ ÇALIŞIR EŞEK GİBİ YER”

ZİLELİ zevkine düşkündür. Kar gayesi gütmeden senede bir iki gün de olsa bağda bahçede geçirir gününü. Onca yaptığı masrafa bakmadan. Üzümden, elmadan. Kirazdan, vişneden, cevizden şu kadar gelir elde edeceğim demez.

ZİLELİ ÜRETKENDİR. Ancak bu gücünü, ortaklıkta kullanmaz. Kullanmamıştır da. Hep ferdiyetçilikte kalmıştır. Kaybettiği nokta da bu olmuştur. Halen de olmaktadır. 5 li, 6 lı ortaklıklar (aile şirketleri hariç) hemen, hemen hiç yoktur.

ZİLELİ girişimcidir. Girişimciliğini entegrede kullanmaz. Ayni işe başkası da girişir. Hem kendini hem ötekini ortadan kaldırır.

ZİLELİ ÜN mü UN mu sözüne ÜN der. Desinlere meraklıdır. Aldığı bir ürünü pahalı almakla övünür. Ucuz aslana ve onu kullanana yukardan bakar.

ZİLELİ hep “DOĞUŞTAN LİDER”DİR. Ancak bu liderlikleri diğerleri tarafından engellenir. Zile dışındaki Zilelilere baktığımızda hep lider pozisyonunda görürüz onları.

ZİLELİ içerde başkadır, dışarıda başka. Bunu çok güzel ifade etmiştir o meşhur karikatürüyle Sayın Mehmet Sezen ağabey.

ZİLELİ kanaatkârdır. Bulduğu ile yetinir. Yarına Allah Kerim’dir der.    ZİLELİ “Altın yumurtlayan Tavuk”un kıymetini bilmez.

Tavuğu boğazlayarak hem kendine, hem başkasına, hem de topluma zarar verdiğinin farkında olmaz. Dolayısıyla önünü kapatır. Örnekleri ve kaybı çoktur.

ZİLELİ suyu çok sever. Oysa taşa, kayaya sırtını döner. Günün birinde O’na ihtiyacı olacağını hiç düşünmez. Malum. Sel gider, geride kum kalır.

ZİLELİ dosttur. Dostluğu menfaate dayalı değildir.

ZİLELİ iş bitiricidir. Bazen de hem kendini, hem de karşısındakini bitirir.

ZİLELİ milliyetçidir. Milliyetçiliği kendine zarar verir. Oysa NİKSAR’DA OLCA’ dan başka salça satılmaz.

ZİLELİ değişime, gelişime ayak uydurur.1960 yılında Türkiye’nin 49 ilinden büyük olan bu şehir; değişimden, gelişimden siyasiler tarafından ihmal edilmiştir.

Saygılarımla.

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir