Ali BAŞ (Ozan Sezîni)

al

 
1960 Kayseri- Pınarbaşı- Panlı Köyü’nde doğdu. Daha sonra Kayseri’ye yerleşti.

İlk okul yıllarından itibaren  şiirler yazmaya başladı. Daha çok, Aşık tarzında yazdığı şiirlerinde; modern şiirin özelliklerini   de kullanarak halk tarzında yazdığı şiirlerini zamanımız şiiri ile birleştirmeyi başarmıştır.Şiirlerinde SEZİNΠmahlasını  kullanmaktadır.
Ali Baş: Aşıklar Derneği, Halk Şairleri Kültür Derneği, Aşıklar Evi, Kültür Evi, Kültür Ocağı Ülkü Ocakları, Türk Ocakları, Aydınlar Ocağı gibi dernek ve kuruluşlarda kurucu üye, yönetim kurulu üyesi; veya daimi üyeleri arasında yer aldı.

Çeşitli dernek,  Halk Şairleri Kültür Derneği, Gürpınar, Birliğe Çağrı, Küçük Dergi, Berceste, Çemen, Diriliş, Kültür Ocağı, Erciyes Dergisi, Hisar, Gürpınar, Türk Edebiyatı, Hoca Ahmet Yesevî Dergisi, Kızılay, Yeşilay Dergileri, Türkav, Geçit Dergisi, Laçin Dergisi, Kayseri Hakimiyet Gazetesi, Anadolu Haber Gazetesi, Kayseri Anadolu Gazetesi, , Kayseri Haber Bülteni, Erciyes Kurultayı, …vb dergi ve kültür eserlerinde yazıları ve şiirleri yayınlandı

2007 yılında yayımladığı şiirlerinin bir kısmını “SEVDE GÖR ismini verdiği  kitapta toplayarak yayım hayatına kazandırdı.

 

SİLSEN DE SİTEM

Gayri bından sonra şu gözyaşımı,
Silseniz de olur,silmeseniz de.
Aşkın ateşiyle yanan döşümü,
Delseniz de olur,delmesenizde.

Sabırla yıllarca engeli aştım,
Sevildiğim yeri bırakıp kaçtım.
Size dostum diye derdimi açtım,
Gelseniz de olur, gelmeseniz de.

İsyanım sadece kendi özüme,
Siteminiz varsa deyin yüzüme,
Şu kurban olduğum alın yazıma,
Gülseniz de olur,gülmesenizde.

Bir Hak’tan gayrisi dostum olamaz,
Derdimin dermanın yâdlar bulamaz,
Tabutum önünde secdesiz namaz,
Kılsanız da olur,kılmasanız da.

SEZİNÎ yaşayıp doydum yaşıma,
İkiyüzlü dostluk gitmez hoşuma,
İsim yazdırmadım mezar taşıma,
Bilseniz de olur, bilmesenizde.
SOLMASIN DİYE

Gönül kapısını açık bıraktım,
Sevdiğim kapıda kalmasın diye.
Yâr zülfün telini kalbime taktım,
Varıp yâd ellerin olmasın diye.

Yalan değil nazlı yâri özledim,
Kırk senedir yollarını gözledim,
Sır misâli dertlerimi gizledim,
Ağlayıp gözleri dolmasın diye.

Cümle dertler bir bir geldi başıma,
Felek zehir kattı tatlı aşıma,
Adım yazdırmadım mezar taşıma,
Okuyup saçını yolmasın diye.

SEZİNÎ bir pınar ummana akar,
Nazlı yâr hasreti sinemi yakar,
Bülbül konmaz güle uzaktan bakar,
Daha tomurcukken solmasın diye.

SEN BİLİRSİN

Ruhumuz cılız kaldı hanelerde zikir yok
İsraf haddinden fazla nimetlere şükür yok
Maddenin haricinde tek bir ortak fikir yok
Sen bilirsin ya rabbi her şey sana ayandır
Muhammed’in aşkına bu milleti uyandır

Bir damla su vermiyor sebil çeşme kurumuş
Ahlaksızlık diz boyu yalan almış yürümüş
İnsanlık çırıl çıplak ar duygusu çürümüş
Sen bilirsin ya rabbi her şey sana ayandır
Resulünün aşkına bu milleti uyandır

Nefsin esiri olduk kalp gözümüz kör bizim
Karanlık dünyamızı aydınlatsın nur bizim
Senin lütfun olmadan uyanmamız zor bizim
Sen bilirsin ya rabbi her şey sana ayandır
Mustafa’nın aşkına bu milleti uyandır

Bu günahkar Sezini senden bunu diliyor
Mazlumların feryadı semaları deliyor
Ağlanacak halime zevk alarak gülüyor
Sen bilirsin ya rabbi her şey sana ayandır
Aşıkların aşkına bu milleti uyandır

“Aydemir Doğan    Kazım Yedekçioğlu  Ümit Fehmi Sorgun

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir