Ahmet UÇMAK

1960 yılında Kayseri Kocasinan ilçesi Ebiç köyü’nde doğdu. Küçük yaşta annesini kaybetti.
Kethüdaoğlu soyundan olan şairin çeşitli gazetelerde ve dergilerde şiirleri yayınlanmaktadır
. Karanfiller adlı şiir kitabı 1996 da yayınlandı.Ayrıca Anadolu Hececileri 3(ortak) adlı eseri bulunmaktadır.
9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel tarafından “Hoş geldin baba” adı şiirinden dolayı altın saat ile ödüllendirildi.
Evli ve 4 çocuklu şair, halen Türk Telekomda Kayseri de görev yapmakta olup, ANASAM  üyesidir.

 

 

ZAMANE

Er kalmadı dünyada,namertler el üstünde
Hile,desise,yalan, o Asım’ın neslinde.
Heyhat ki ne heyhat hep dümene sarıldık,
Gün ağardı safak söktü rüya imiş uyandık.

Sanki hep böyle geçecek,fani düzensiz hayat,
Serde akıl şaşırdı ve hep aynı nakarat…
İzzet,şeref kayboldu,taklitlere bakarak.
Doğruyu hiç görmedik siyahlara dedik ak

Gençlik batağa düşmüş yılana sarılıyor,
Yanlış yollara sapmış batıla inanıyor,
Mezarında şehidim onun için ağlıyor
Kalp hastasına doktor kel ilacı veriyor

Herkes bir ağa bulmuş sırtını ona yaslar.
Dürüstlükten bi haber çoğaldı dalkavuklar.
Haklı isen suçlusun,üste çıkar haksızlar.
Ateş olmuş sokaklar binlerce rezalet var

Alime itaat yok,öğretmenler korkuda!
Küfür avaneleri yatmış bekler pusuda.
Mahkemede kararlar bekletilir askıda
Şu dünya ahvaline üzülmez mi şüheda?

Vicdan kalkmış esnaftan,başvuruyor hileye
Temiz süte su katıp satar tam yağlı diye…
Hokkabazlık revaçta,yükle suçu kediye…
Suçlu isen,yukarı ver de kurtul,hediye

 

AHVALİM

Üç yaşında öksüz kaldım anadan,
Sıcak çorba tadamadım dostlarım.
Şu koskoca ama tatsız dünyadan,
Karnı tok sırtı pek gezmedim dostlar.

Hep süründüm ayak üstü basmadım,
Şöyle gül gibi açılıp kokmadım.
Yine de hiç kimseye küsmedim,
Kendi kaderime yanarım dostlar.

Elimden tutup kaldıran olmadı,
Gariptim gönlümü alan olmadı,
Attığım taş hiç yerini bulmadı.
Ağustos ayında kar yağdı dostlar.

Feleğin sillesi çok çetin geldi,
Acı oklar hep üstüme yöneldi,
Anamın kolunda yatmak emeldi,
Hayat bana ağını ördü dostlar.

Şebnem gibi gülde serpilemedim,
Mahkum etti kader çözülemedim.
Çok ızdırap çektim hiç gülemedim,
Koca dünya bana dar geldi dostlar.

Kethüdaoğlu der benim ahvalim,
Anlattıkça hep artıyor kederim,
Yüce Hak’tan ömür boyu dileğim,
Saadet kapısı açılsın dostlar.

 

SECCADEM

Seher vakti ezanların nurunda,
Önüme serilir yeşil SECCADEM,
Her vakit namazda onun uğrunda,
Beni hakka götürüyor SECCADEM.

Hak huzura onun ile varılır,
Beş vakitte huşu ile durulur.
Kıyamda seccade huzur bulunur,
Velilerin yatağıdır SECCADEM.

KABE’nin örtüsü onun renginden
Kokusu has MEDİNE’nin gülünden
Hak’kın nuru akar dört bir yerinden
İlham kaynağıdır benim SECCADEM

MÜMİN’in rabbine vuslat zamanı,
Akıtır gözünden kan’ı revanı
Nur’u aydınlatır yedi cihanı
Yaratan’a kulluk yeri SECCADEM

SECCADE’min ucu KABE’bakar
Ruhu aydınlatır kalpleri açar,
Dört yanından Mümine nurlar saçar,
CENNET’den müjdeler verir SECCADEM.

Sıkıntı gelince,huzursuz olsan
Madde aleminde batağa dalsan
Gönülden şevk ile bir abdest alsan
Sana mutluluğu verir SECCADEM

You may also like

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir